Adana İl Başkanı Mehmet Çelebi ve İl Eğitim Sekreteri Zerrin Filazi Koordinatörlüğünde, Çok Değerli Hocalarımızın Katkılarıyla Adana İli Eğitim Sorunları ve Çözüm Önerileri, Çalıştay Sonuç Raporu

01.07.2022

. Sonuç ve Öneriler

Bu çalışmada, okulöncesi eğitim, ilkokul, ortaokul, lise ve mesleki teknik Anadolu liseleri ile özel eğitimin sorunları ve çözümleri bu alanlarda aktif olarak çalışan öğretmenlerin birlikte çalıştıkları komisyonların görüşleri doğrultusunda belirlenmeye çalışılmıştır. Her eğitim birimine yönelik sorunlar yukarıda ayrı başlıklar halinde, hem tablo hem de açıklama olarak verilmiştir. Okulların ortak sorunları olduğu gibi, kendine özgü sorunları da vardır. Ancak, okulların tamamına yönelik sorun kategorileri incelendiğinde sorunların daha çok okul, eğitim programı, öğretmen, öğrenci ve veli kategorilerinde toplandığı görülmektedir.

Okul kaynaklı sorunlar daha çok; eğitim öğretimle ilgili yasa ve yönetmelikler, yönetim ve okulların fiziksel ve donanımsal yetersizliklerinden kaynaklanan sorunlarla ilgilidir. Bu sorunlar çözülmeden verimli bir eğitim yapılması mümkün değildir.

Eğitim programı, eğitim siteminin dinamosudur. Eğitim programı doğru olarak işletilemezse, eğitim hedeflerinin gerçekleşmesi mümkün olamaz. Bu çalıştayda, eğitim programları açısından genel olarak dikkat çeken sorunlar; programların işlevsel olmaması, eğitimcilerin programı takip etmemesi, LGS ve YKS gibi merkezi sınavların içeriğinin okulların programlarının önüne geçmesi ve bazı programların yoğunluğuyla ilgilidir.

Öğrenci açısından genel olarak ifade edilen sorunlar ise; motivasyon eksikliği, yetersiz hazır bulunuşluk, rehberlik ve devamsızlıkla ilgilidir. Teknolojinin her alanda olduğu gibi eğitimde de etkili olduğu çağımızda öğrenciyi motive etmek önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konuda, okulda ve okul dışında yapılacak rehberlik çok önemlidir.

Veliler eğitim sistemlerinin görünmeyen kahramanlarıdır. Her başarılı öğrencinin arkasında ona destek veren ebeveynleri vardır. Ancak, bu çalışma da göstermektedir ki, öğrenci velilerinin bilinçli olarak okula ve öğrencilerine verdiği destek çok sınırlıdır.

Öğretmen eğitim sisteminin en önemli unsurudur. Öğretmen sorunu çözülmeden yukarıdaki sorunların hiç birisi çözülemez. Bu yüzden, öncelikle iyi öğretmenler yetiştirilmeli daha sonra onların iyi koşularda çalışmaları sağlanmalıdır. Ancak, bu çalıştay da göstermiştir ki öğretmenlerin mesleki, ekonomik ve sosyal anlamda bir çok sorunu vardır.Öğretmenlerin mesleki olarak sürekli gelişimlerini sağlama konusunda eksikleri olduğu da bu çalıştayın önemli bir diğer sonucudur.

Çalıştayda görev alan 6 komisyonun ifade ettiği sorunlara yönelik çözüm önerileri aşağıda okul türüne göre sırasıyla verilmiştir.

5.1. Okulöncesi Eğitimin Sorunlarına Yönelik Çözüm Önerileri

· Okulöncesi eğitim zorunlu ve ücretsiz olmalıdır.

· Resmi ve özel ayırımı yapılmadan, tüm özel eğitim kurumları tam gün eğitim vermelidir.

· Okulöncesi çağda çocukları olan aileler gelir, çocuk sayısı ve diğer göstergeler dikkate alınarak ekonomik olarak desteklenmelidir.

· Okulöncesi eğitim veren resmi kurumlarda öğrenci ve öğretmenlerin kullanacağı araç, gereç ve materyaller merkezi bütçe tarafından karşılanmalıdır. Bu şekilde, okul ihtiyaçlarını karşılamak için veliden para toplama sorunu da ortadan kalkacaktır.

· Okulöncesinde öğretmenlerin tuttukları nöbet sayıları minimum düzeyde tutulmalıdır. Nöbet sayısının zorunlu olarak fazla olmasını gerektiren durumlarda, nöbet sayısına göre ücret arttırılmalıdır.

· Okulöncesi öğretmenlerine, öğretim programına göre dersi planlama, uygulama ve değerlendirmeye yönelik hizmet içi eğitimler verilmelidir.

· Okulöncesi eğitimde öğrenci portfolyoları dijital ortamda düzenli olarak saklanmalı ve sonraki eğitim kademelerinde de bunlardan faydalanılmalıdır.

· Okulöncesi eğitimde yer alan kaynaştırma öğrencilerinin durumları, derslere uyumlarına göre değerlendirilmelidir. Örneğin, derste uzun süre kaldığında sorun yaşayan öğrenciler, uyum sağlayana kadar daha sınırlı gün ve saatte derslere dahil edilmelidir.

· Yaygın eğitim kapsamımda ebeveynlere yönelik eğitimler düzenlenmelidir. Özellikle çocuk gelişimi, bakımı ve rehberlik gibi konulara ağırlık verilmelidir.

· Okulöncesi öğretmenlerine yönelik öğretim teknolojisini tanıma ve kullanma becerilerini geliştirmeye yönelik hizmet içi eğitimler düzenlenmelidir.

5.2. İlkokulların Sorunlarına Yönelik Çözüm Önerileri

·  Yönetici atamaları liyakata dayalı olarak yapılmalıdır. Mülakatsız sınava dayalı atamalar gerçekleştirilmelidir. Atamalarda öğretmenlerin mesleki anlamdaki performans ve başarıları da dikkate alınmalıdır.

·  Okul yöneticileri görevlendirme ile değil, kadrolu olarak atanmalıdır. Okul yöneticilerinin değerlendirilmesinde öğretmen görüşleri de dikkate alınmalıdır.

·  Öğretmenlerin özlük, ekonomik ve sosyal hakları bilimsel ve çağdaş ölçütlere göre düzenlenmelidir.

·  Sınıflardaki araç, gereç ve materyal sorununun çözümü için, okul tabanlı bütçe içerisinde sınıflar için de pay ayrılmalıdır.

·  Okullardaki norm kadro tespitleri nesnel olarak belirlenmelidir.

·  Ücretli öğretmen ataması kaldırılmalı, tüm ücretli öğretmenler kadrolu olarak atanmalıdır. Norm kadro fazlası öğretmenler objektif olarak, ücretli öğretmenlerin yerine görevlendirilmelidir.

·  Öğretmenlik bir ihtisas mesleğidir. O nedenle öğretmenlerin okullarda farklı kariyer basamaklarına ayrılması ve bunun sınavla yapılması iş yerlerinde dayanışmayı değil rekabeti öne çıkaracağından ve çalışma barışını bozacağından dolayı öğretmenlerin kariyer basamaklarına ayrılması doğru değildir. Tüm öğretmenlerin ayrımsız özlük ve ekonomik haklarının iyileştirilerek öğretmenlerin statüsünün artırılması ile ilgili yasal düzenlemeler yapılması gerekmektedir.

·  Öğretmenler için sürekli devam eden, yüz yüze ve çevrimiçi ücretsiz yabancı dil kursları açılmalıdır.

·  Güçlü bir mentorlük sistemi kurulmalı, bu alanda eğitim alan öğretmenlere birer mentor atanmalıdır.

·  MEB tarafından ilham veren söyleşiler düzenlenmeli ve öğretmenler bu söyleşilere davet edilmelidir.

·  Yabancı uyruklu öğrencilerin okullarda sınıflara dengeli olarak dağıtılmalıdır.

·  Zorunlu göçle gelen ailelerin kentin demografik yapısına göre büyükşehir sınırları içerisinde eşit dağılımı yapılmalıdır.

·  Okullarda bilimsel ve laik eğitim anlayışına aykırı kurslar açılmasına izin verilmemelidir.

·  Öğrenci devamsızlıklarının sınıf geçmeye engel teşkil etmemesi devamsızlıkların artmasına sebebiyet vermektedir. Devam takiplerin sağlıklı yapılabilmesi için devamsızlık sınırı getirilmelidir.

·  Okul kantinlerinin denetimi, bakanlık tarafından belirlenen kriterlere uyularak hassasiyetle yapılmalıdır.  Ayrıca, okullarda kurulan komisyonlar ile sağlık müdürlüğünce oluşturulacak komisyonlar birlikte kantinleri denetlemelidir.

·  Okullarda her sınıf düzeyinde yetiştirme kursları açılmalı, bu kursların tüm giderleri devlet kaynakları tarafından karşılanmalıdır.

·  Öğretmenlerin kurslara rağbet göstermesi için, bu kurslarda ödenen ek ders ücretleri tatmin edici olmalıdır

·  Mevcut durumda uygulanan İYEP uygulaması orta düzey ve alt düzey kazanım eksikliği olan öğrenciler için de uygulanacak şekilde genişletilmelidir.

·  Belediyeler tarafından açılan yetiştirme kursları her sınıf seviyesinde olmalıdır ve özellikle fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelik olarak imkanları kısıtlı olan ekonomik düzeyi düşük olan mahallelerde uygulanmalıdır.

·  Halk eğitim merkezleri tarafından açılan takviye kursları katılan öğrencilerin servis ihtiyaçları MEM tarafından ya da belediyelerle işbirliği yapılarak karşılanmalıdır.

·  Ekonomik gücü zayıf olan ailelerin çocukları için kaynak kitaplar devlet imkanlarıyla temin edilmelidir.

·  Ekonomik gücü zayıf olan ailelerin çocukları sosyal faaliyetlere katılmakta büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Bu durumdaki ailelerin çocukları için devlet imkanlarıyla sinema, tiyatro, farklı şehirlere geziler(örneğin Anıtkabir ziyareti için Ankara, Çanakkale şehitliği için Çanakkale vb.) düzenleme gibi sosyal faaliyetler için devlet desteği sağlanmalıdır.

·  Mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının eğitim görecekleri uygun okullar belirlenmeli, bu çocukların okullara ulaşımı için servisler ayarlanmalı, öğlen yemekleri ve okul ihtiyaçları devlet imkanlarıyla karşılanmalıdır.

·  Temel eğitimden itibarenilkokul eğitim programlarına temel kodlama ve robotik kodlama dersleri eklenmelidir.

5.3. Ortaokulların Sorunlarına Yönelik Çözüm Önerileri

· Yerleşim yerlerinde bulunan nüfusla doğru orantılı olarak yeni okullar yapılmalıdır. Okul türleri planlanırken, talep olmayan okul türlerinin ihtiyaç duyulan okul türlerine dönüşümü sağlanmalıdır. Normal eğitime geçiş politikası devam ettirilmelidir. Fakat normal eğitime geçerken sınıf kalabalıklarına yol açacak şekilde bir yöntem uygulanmamalıdır. Gerekirse yeni derslik ihtiyacı karşılanana kadar ikili eğitime devam edilmelidir.

· Veli eğitimleri düzenlenmelidir.

· Ortaokul seviyesinde öğrenci ilgi ve ihtiyaçlarına yönelik esnek, geçişken program türleri uygulanmalıdır. Okullardaki yaşam kalitesi arttırılmalıdır.

· Öğretmenlik Meslek Kanunu öğretmenlerin hak ve sorumluluklarını gözeterek düzenlenmelidir. Öğretmenlerin yaşam standartlarının yükseltilmesine yönelik ekonomik iyileştirmeler yapılmalıdır. Eğitimin tüm kademelerinde liyakat esaslı bir seçim stratejisi izlenmelidir. Öğretmenlere yönelik kültür sanat etkinlikleri, yerel yönetimlerin desteği ile düzenlenerek eğitim çalışanlarının faydalanması sağlanmalıdır.

· İlköğretim Kurumlar Yönetmeliğinin öğrenci davranışları ile ilgili bölümü yeniden düzenlenmelidir. Okulda yaşanan disiplin sorunlarında, okul içerisinde uygulanacak olan yaptırımların yetersiz kaldığı durumlarda, çocuğa ve aileye sosyal sorumluluk projeleri, rehabilitasyon çalışmaları gibi yöntemlerle çocuğun topluma kazandırılması süreci, destekleyici kurumlar da dahil ederek sağlanmalıdır.

· Eğitim programının içeriği sadeleştirilerek, uygulamaya dönük koşullar oluşturulmalıdır. Bu şekilde, öğretmenlerin, öğrencileri sınavlara hazırlama kaygısından kurtulması sağlanmalıdır.

· Öğrencilerin yaşama yönelik problem çözme becerilerini geliştirmek için, okullarda atölye, işlik ve laboratuvar gibi uygulama merkezleri yaygınlaştırılmalıdır. Teori ile pratiği disiplinlerarası bir şekilde bütünleştirerek veren eğitim programları geliştirilmelidir.

· Tüm okullara ihtiyacı karşılayacak yemek salonları yapılmalıdır.

· Öğretmenlere mesleki gelişimlerini destekleyecek ihtiyaçlarına göre hizmet içi eğitimler planlanmalı ve bu eğitimlere öğretmenlerin tamamının katılımını sağlayacak bir düzenleme yapılmalıdır. Hizmet içi eğitimler uzman kişiler tarafından ve çağın gereklerini karşılayacak şekilde gerçekleştirilmelidir.

· Eğitim programları geliştirilirken okul yöneticisi ve öğretmenler sürece aktif olarak dahil edilmeli ve görüşlerinden faydalanılmalıdır.

· Okulların teknolojik kapasitesi geliştirilmelidir. Bilişim teknolojisi dersleri uygulama ağırlıklı ve öğrencilerin dijital yetkinliklerini geliştirecek şekilde düzenlenmelidir.

· Her öğretim yılının ve eğitim kademesinin sonunda eğitim ve öğretim programındaki kazanımların gerçekleşme düzeyini belirlemeye yönelik merkezi sınavlar yapılmalıdır.

· Bilginin yanında, ağırlıklı olarak becerileri kapsayan bir ölçme ve değerlendirme anlayışı benimsenmelidir.

· Ortaokuldan liseye geçişte, öğrencinin ortaokuldaki başarısı da dikkate alınmalıdır.

· Okulların bulunduğu bölgenin sosyo-ekonomik düzeyine bağlı eşitsizlikler giderilmelidir.Alt sosyo-ekonomik bölgelerdeki okullar bakanlık/müdürlük tarafından desteklenmelidir.

· Ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilere devlet bursu verilmelidir..

· Tüm derslerin ortaöğretime geçiş sürecine etki edeceği bir sistem geliştirilmelidir.

· Ortaokullarda haftalık ders saati süresi 30 saati geçmemelidir.

· Tam gün eğitim yapan okullarda, öğrenci ve öğretmenlerin öğle yemekleri okul tarafından ücretsiz verilmelidir. Öğle arasında öğrencilerin keyfi bir şekilde okuldan ayrılmalarına izin verilmemelidir. Okulda öğrencilerin öğle arasındaki boşluklarını eğitsel ve sosyal olarak doldurabilecekleri koşullar oluşturulmalıdır. Özellikle okul kütüphaneleri ve spor salonlarının imkanları arttırılarak öğrencilerin kullanımı sağlanmalıdır.

· Öğretim programında öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun olarak seçebilecekleri, seçmeli derslere yer verilmelidir.

· Köy okulları yeniden aktif hale getirilmelidir.

· Ortaokullarda proje okulları kaldırılmalı ve tüm okullar aynı statüye dönüştürülmelidir.

· Mülteci öğrencilerin dil ve yetkinlik eksikleri giderilmeden ara sınıflara dahil edilmemelidir.

· Öğrencilerin bulundukları sınıf düzeyine göre kazanım testleri uygulanarak öğrenme eksikleri belirlenmeli, bu sonuçlara bağlı olarak tamamlayıcı eğitim faaliyetleri düzenlenmelidir.

· Öğretmenlik uzmanlık mesleğidir ve kanunda yeri vardır. Uygulamaya konulan kariyer basamakları uygulaması kaldırılmalıdır.

5.4. Liselerin Sorunlarına Yönelik Çözüm Önerileri

· GKAS öğrenciler bulundukları bölgelerdeki okullara dengeli bir şekilde dağıtılmalıdır.

· Mevsimlik İşçi ailelerin bulunduğu yerde konteyner sınıfların kurulmalı veya taşımalı eğitimden faydalanılmalıdır.

· Ortaöğretim düzeyinde maddi sebeplerden kaynaklı okul terkini engellemek için, akademik başarısı yüksek öğrencilere burs verilmelidir. Ayrıca, bu konuda MESEM’lerin daha yaygın bir şekilde kullanımına yönelik yönlendirme ve tanıtım çalışmaları yapılmalıdır.

· Öğrencilerin öğle yemekleri ücretsiz olarak okul tarafından karşılanmalıdır. Bunun için okullara bütçe verilmelidir.

· Öğrenci başarısını belirlenmesinde mutlak kriterler kullanılmalıdır.

· DYK’da görev alacak öğretmenler için nesnel kriterler getirilmelidir. Öğretmenlerin DYK görevlendirmelerinde, öncelikle okulda derslerine girdikleri sınıflardaki başarıları dikkate alınmalıdır.

· Hizmet içi eğitim konusunda eğitim bölgesinin ihtiyaçları gözetilmelidir. Dezavantajlı bölge okullarında çalışan öğretmenlerin eğitim ihtiyaçlarına öncelik verilmelidir.

· Okulların fiziksel ve donanımsal sorunlarının çözümüne katkı sağlamak amacıyla, belediyelerde okullara yönelik bir birim kurulmalıdır.

·  Sınavla öğrenci alan lise sayısı artırılmalıdır. Akademik başarısı düşük öğrenciler ortaokul son sınıftan itibaren MESEM ve Mesleki Teknik Anadolu Liselerine yönlendirilerek, meslek edindirme özendirilmelidir. Ortaokul ve Liselerin sonunda diploma alabilmek için, mezuniyet sınavları yapılmalıdır.

· Lise son sınıfta tüm öğrencilerin okula düzenli olarak devamını sağlayacak tedbirler alınmalıdır.

· Liselerde öğretimin temel kılavuzu eğitim programı olmalıdır. YKS gibi merkezi sınavlarda çıkan sorulara göre eğitimin yapılmasının önüne geçilmelidir. Bu konuda lisedeki öğrenci performansının üniversiteye girişte değerlendirmeye alınması düşünülmelidir.

· Her öğretmenin farklı SED’deki okullara katkı sağlayabilmesi için, bir öğretmen aynı okulda ve bölgede en fazla 5 yıl çalışabilmelidir. Bu konuda öğretmenlerin yaşayabileceği mağduriyetlere yönelik yasal destekleme çalışmaları yapılmalıdır.


5.5. Mesleki Ve Teknik Anadolu LiselerininSorunlarına Yönelik Çözüm Önerileri

· Endüstri Meslek, Kız Meslek, Ticaret Meslek, Motor Meslek Lisesi gibi, okul içeriğini gösteren isimlere dönülmelidir.

· Okullar işletme, okul idareleri işveren olmadığından, okullara SGK konusunda para cezası kesme yöntemleri dışında yollar izlenerek, bu konudaki mağduriyet giderilmelidir. Meslek Lisesi Öğrencilerinin SGK iş ve işlemleri ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulacak özel birimler tarafından yapılmalıdır.

· Meslek Lisesi Öğrencilerinin sigortalılığı iş başlangıcı olarak kabul edilip, kıdem ve emekliliğe de sayılmalıdır.

·  Meslek Lisesi mezunu öğrenciler mezun oldukları bölümün devamı olan Yüksekokul veya Fakülteye girmek istediklerinde ek puan verilmelidir

· Sınıf geçme notu açık meslek liselerinde 45, normal meslek liselerinde ise 50’dir. Bu durum haksızlığa neden olmaktadır. Bu yüzden, normal meslek liseleri ile açık meslek liselerinin sınıf geçme notu aynı olmalıdır.

· Meslek Liselerinde haftalık ders saati sayısı en fazla 35 saat olmalı, her sınıf seviyesinde rehberlik dersi konmalıdır. 9. Sınıftan başlayarak kademeli bir şekilde meslek derslerinin sayısı artırılmalıdır.

· Öğrenci nakil işlemleri ve alan değişikliği ikamet değişikliği, sağlık ve güvenlik gerekçeleri dışında 1. Yarıyılın 1. Sınavından sonra yapılmamalıdır.

· Meslek Lisesi Öğrencilerinin Barınma ihtiyaçları için merkezi ve çevre yurtları yapılmalıdır.

· Meslek lisesi öğrencileri için taşımalı eğitim sonlandırılmalıdır.

· Meslek Liselerinde öğrenci, öğretmen ve diğer personel için yemek verilmelidir.

· Megep (Mesleki Eğitimi Geliştirme Projesi) Çerçevesinde oluşturulan modüler sistemin çoğu mesleki alanlar için uygulanabilir hale gelmesi için; güncellenmesi, öğretmenlerin hizmet içi eğitimden geçirilmesi gerekir. Modül Hazırlama Komisyonları liyakatli öğretmenlerden oluşmalı, okul Zümre raporları da dikkate alınmalıdır.

· Ortaokul mezunu öğrencilerin yaşları uygun değilse, ILO-İstihdamda Asgari Yaşla İlgili kararlar gereği ve İş Kanununa göre 18 yaşına kadar çocuk işçi sayıldığından çalışma koşulları hafif düzeyde olmalıdır. Ortaokul mezunu olsa dahi 15 yaş altı çocuklarımızın Mesem’ler üzerinden işletmelere kaydı yapılmamalıdır, Açık Lise veya Örgün eğitime kaydı yapılmalıdır.

· Mesem kapsamında öğrencilere ödenecek tutarın İşsizlik fonundan karşılanmasından vazgeçilmelidir. Mesem öğrencisi karşılığında işletmelere devlet katkısı yapılmamalıdır.

· Öğretmenlerin işletmelerde Meslek Eğitimi Koordinatörlük görevi çerçevesindeki izleme ve denetleme görevlerini rahat bir şekilde yapmalarına yönelik koşullar oluşturulmalı.

· Mesem Projesi ile Mesem mezununa lise mezunu diploması verilmesi, uzun vadede meslek liselerine zarar verecek bir uygulamadır. MESEM mezunlarına sadece, MESEM bitirme sertifikası verilmelidir.

· Meslek Liselerinin bünyesinde bulunan Mesem öğrenci sayısının fazla olması iş yükünü artırmıştır. Norm Kadro Yönetmeliği ve Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatleri Tablosu güncellenmeli, oluşabilecek kadro ihtiyacı için kadrolu atama yapılmalıdır.


5.6. Özel Eğitimin Sorunlarına Yönelik Çözüm Önerileri

· Özel eğitimde her öğretmen kendi uzmanlık alanında çalışmalıdır. Öğretmen; işitme, görme ya da zihinsel engellilerin hangi bölümünden mezun olmuşsa o alanda görevlendirilmelidir. Bu yüzden zihinsel engellilere yönelik formasyonda farklı olmalıdır.

· Özellikle hafif düzeyde olan hafif zihinsel engelliler sınıf mevcut sayısı 8’e, orta ve ağır düzeydeki zihinsel engelliler sınıf mevcut sayısı 6’ya düşürülmelidir. İşitme ve görme engelliler okullarındaki yatılılığın kaldırılması, bu öğrencilerin de ikamet ettikleri evlerine en yakın okulda özel eğitim sınıfında eğitim görmeleri gerekmektedir. Çünkü yatılılık, öğrencilerin normal akranlarıyla etkileşimini ve sosyalleşmesini engellemektedir.

· Özel eğitim programında yer alan amaç ve kazanımların, öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınarak ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılarak güncellenmelidir. Mevcut kazanımlar gerçekleştirilebilir değildir.

· BEP’ler çocukların bir aylık deneme sürecinden sonra performans düzeyleri belirlenerek ilgi, ihtiyaç, cinsiyet ve akademik düzeylerine uygun ve uygulanabilir bir şekilde hazırlanmalıdır.

· Özel eğitim sınıflarının oluşturulmasında öğrencilerin zeka, yaş ve gelişim özelliklerine, engelinin tür ve derecesine göre RAM’larda, eğitsel tanılamalarının bilimsel verilerden sapmadan objektif olarak belirlenip oluşturulması gerekir. Normal okullarda hafif düzeyde öğrencilerin eğitim alması, orta ve ağır düzeydeki özel eğitim gereksinimi olan öğrencilerin mümkün olduğunca özel eğitim uygulama okullarında eğitim alması uygun olur.

· Özel Eğitim Uygulama Okullarının olanaklar ölçüsünde tek katlı veya en çok iki katlı olmasına özen gösterilmeli ve binalar bu ölçütlerde evrensel standartlara göre yapılmalıdır. 

· Özel eğitim sınıfı öğrencileri için en az sınırlandırılmış risk faktörlerinin en az olduğu ortamlar oluşturulmalıdır. Normal okullarda bulunan özel eğitim sınıflarının binaların giriş katlarında olması gerekir.

· Özel eğitim sınıfı ve kaynaştırma öğrencisi olan sınıflarda, normal öğrenci velilerine yönelik engeli olan çocukla ilgili farkındalık yaratma eğitimleri yapılmalıdır. Velilerin kendi çocuklarının engellerini kabullenmelerine yönelik veli eğitim seminerlerinin yapılması, bu seminerlerde çocuklarıyla birlikte evde yapabilecekleri etkinlikler hakkında eğitimler verilmelidir (Aile Bilinçlendirme Eğitimi).

· Okullardaki sosyal kültürel sportif aktivitelerin öğrencilerin engel tür ve düzeyine uygun olarak yapılabilmesi için; atletizm, koşu, yüzme… vb. aktivitelere yönelik fiziksel ortamlar yapılmalıdır.

· Sınıf içi eğitim öğretim materyalleri engel tür ve yaşlarına uygun olarak geliştirilmeli ve sağlanmalıdır.

· E okul sistemine düşen özel eğitim gereksinimli çocukların sağlık kuruluşlarına ulaşımları kolaylaştırılarak, erken yaşta eğitim öğretime başlamaları konusunda veliler bilinçlendirilmelidir. 



VI. Kaynakça

Bowen, H. R. (1980). Investment in Learning. San Francisco: JosseyBassPublishers.

Freire, P. (2019). Ezilenlerin Pedagojisi. Dilek Hattatoğlu ve Erol Özbek (çev.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları.

Giroux, H. A. (1989). Schooling as a form of culturalpolitics: Toward a pedagogy of and for difference. H.A. Giroux, P.L. McLaren (Ed.). Critical pedagogy, the state and culturalstruggle içinde (s. 125-152). Albany: State University of New York

Mclaren, P. L.(2003). Revolutionarypedagogy in post-revolutionarytimes: rethinking thepoliticaleconomy of criticaleducation, Darder, A. Baltodano, M. ve R. D. Torres(der.), The Critical Pedagogy Reader içinde, New York &London: RoutledgeFalmer, 151-184.

TEDMEM. (2021). 2021 Eğitim Değerlendirme Raporu. Ankara: Türk Eğitim Derneği.


ADANA İL EĞİTİM KOMİSYONU